Sağlam noktalar gerekli hayatta, silinmeye muktedir kırılgan noktalar değil...
Güzel şeyler oluyor son günlerde: Almanya (Potsdam)'dan proje için alınan olumlu yanıtla gelen biraz kafa karışıklığı ve Pascal'ı anma... Her seçim aynı zamanda bi' kaybediştir! Kalbim Fransa'dan yana. Üstelik ISWI 2013 için hazırlıklara başlanması...
Yeşil gazetede Dünya Su Günü için yayımlanan yazı...
Mozart (Saraydan Kız Kaçırma) ve Puccini (Tosca) operaları için 6'şar TL'ye alınan biletler...
King Crimson'a geri dönüş ve Gecenin Sonuna Yolculuk'a gömülüş...
Evde geçirilecek birkaç gün...
Bharıın gelmesine az kaldı ve Güneş gösterecek sevimli yüzünü...
Sigur Ros'un 2 Temmuz'da Tr'ye geleceğini öğenme (Tanrım, bu bir rüya olmalı!) ve lanet olsun o tarihlerde Tr'de olamama...
Birkaç saatlik aşık olma ve birkaç gündür akla gelince hem üzülme hem de mutlu olma. Geçen pazar günü (17 Mart 2013) davet edildiğim yemekte tanıştığım kişiden hoşlandım ve ne yazık ki hiçbir iletişim adresi yok. Bence bazen böyle şeylerin olması güzel. O'na gelince bu nokta da onun için. Evet, aptalım ve hala istediğim şekilde bir olgunluğu taşıyamıyorum. E-mailime de yanıt yok. En iyisi ne mi yapmalı? Madem güzel şeyler gerçekleşiyor hayatımda neden ben koşup mücadele veriyorum. Hayır, bunları daha önce de defalarca beynimden geçirdim. Bu kadar zayıf olmamalıyım! Hadi Pınar'ım, başla ve çık yola onsuz. Yeni bir başlangıç, keskin ve acımasız bir noktayla...