26 Ocak 2014 Pazar

Birdenbire kendini hatirlatan sarkilardan



http://www.youtube.com/watch?v=NLtFsiOFn-4


9 Ocak 2014 Perşembe

Temize çıkmak için kafa karışıklığı

Gidiş mi daha cesurcadır, yoksa kalmak mı? Her gidiş özünde bir kaybediştir, ama daha gururluca.

Neden tamamlanmak değil de, yok etmeye çalışmak? Alfred de Musset haklı mı? “Tek gerçek, mantığın ötesindeki aşktır.” Peki bizi ve anıları flulaştıran mantığın ötesine gidememizdi, ya da buna cesaretten kendimizi kaçındırmamızdı.

Kafam yerinde değil, şu son günlerde yaşadıklarım, haftalardır içimde sakladıklarım gerçekten kolay değil. Daha az ağlıyorum ve hatta geçmişe oranla daha az düşünüyorum, odaklanacak birşeylerin peşindeyim. Boğazdaki düğümlenmeler daha az. 

Çok nedenler var ve bu nedenler arasında çırpınan gerçekler. Ya da her anış ve düşüncede vicdan azabını dindirebilmek için yeni nedenler üretmek.

Asıl gerçek daha fazla düşünerek tüm yaşamı geçirmek istememek ve böylelikle yalnız kalmayı öğrenmiş olmak.

"Mevsimler ağaçlardan düşüyor,

sırtı huzurlu şeftali teninde uyuyor,

umudun olmadığı bir evde yaşıyor,

geçmişimiz beyaz tuğlalı evinde küçük bir hayvan gibi uyuyor,

birisi tuğlayı pembeye boyamış,

sıkıntıya bir iyilik yaptığını düşünerek…" (Laurence Anyways)



http://www.youtube.com/watch?v=0rxwdVRB15Y