Benim de bir ask hikayem oldu gibi... Haftalar sonra mesajini alip telafi edemedikleri seyler icin ozur vs. Make up olayina gerek yok dedim ve bitirmek isterken onu tekrar gorup gormeme firsatimi sordum gelecek yaz icin. Tabiki diyerek yanitladi. Yillar sonra (cok degil) gorecegim onu ve bir yil sonra.
Cok ciddi bir surecin icine girecegim, biliyorsun deli gibi proje arastirdigimi ve Tanrim olursa Izlanda`ya basvuracagim. Ve uzakliklar gorunecek ki olursa. Sanssizlik bulutlari o kadar uzerimde ki umut edemiyorum artik. Peki bu icimdeki tuhaf agirlik ve tasinilan melankoli bizim ulkeye ozgu mu diyorum, hayir herkes farkli olsa da bir sekilde hepimiz kiskancliklarimizin, umutsuzluklarimizin, basarisizliklarimizin ve kayiplarimizin sonucu konusunda esitiz. Bu dunyanin en laylaylom ulkesinde olsun ya da Afrika`da bir kabile olsun. Nefes alan ve `insan` olarak nitelendirdigimiz her canli turu icin ayni. Kosullar farkli o kadar...
Sanirim bu haftayi NY`u kesfetmeye ayirmis olmamdan dolayi mi bilmiyorum cok sevdim, ucuz likor yeri de buldum ve viskimi-tekilami depoladim. :) Brooklyn`i sevdim, yuksek binalarla bogmadan kizilimsi duvarlarla pek de sevimli gorundu diyebilirim.
Cok cok tatli bir arkadasim var ve US Open tenis macini mailimi gec kotrol etmemden dolayi kacirmis bulunuyorum. Iyi ki Mike`i tanimisim, sayesinde son pazarim cok keyifli gecti, hatta C.Aznavour`un kuzeniyle bile tanistim.
Bakalim haftaya bizi neler bekliyor, gunler azalirken tadini cikarayim diyorum ama nasil desem biraz universite ortamini ozlemedim degil.
29 Ağustos 2012 Çarşamba
15 Ağustos 2012 Çarşamba
Bir Agustos Aksami
Kahvem, yagmur ve Arvo Part... Minimalizm, beynimdeki durgunluk ve bitmek bilmeyen planlar ve hesaplamalar... Izlenilmeyi bekleyen filmler, ne olacagi belli olmayan son 7 hafta...
Soguk bir Iskandinav ulkesinde evimde kahvemi icip muzik dinlerken hayal ediyorum kendimi... Kitaplara gomulmeyi o kadar ozlemisim ve edebiyattan o kadar ayri kalmisim ki soguk ve yapay duygusallik etrafimi sarmis ve iceri girmesine izin veriyorum.
Gecen son gunler guzeldi ve cumartesi Central Park`ta turladim. Pazar is sabah erken Mike ile kutuphanenin onunde Mike ile bulusup tenis maci izlemeye gittik ve oncesinde de evini gosterdi. Geceleri yildizlari izliyorum dedi. Cok sempatik geldi gozume 70 yasindaki Irlanda asilli Amerikali arkadasim. Tenis maci sonrasi alkolsuz birayi paylasarak Lincoln Center`da punk rock konserini izlemeye gittik. `If you see something, say something`deki say`i "buy something" diye soyleyip bizi bi guzel eglendiren activist sanatcimizi es gecmemek lazim. Wonderful day diye yorumlamis emailde. Burda cok arkadasim yok, Erasmus`taki gibi partide tanistiktan sonra Facebook`ta arkadas olup iletismimizin dogum gunu kutlamadan ileriye gitmeyecek olan tanidiklarim yok. Oyle laylaylom yasayip donme dersinde de degilim. Daha uzaklara gitme planindayimisin asli...
Kahvem yarilanmis ve onumdeki devasa Manhattan manzarasi cama vurmus damlalar nedeniyle silik gorunuyor. Ve Arvo Part`in muzigi devam ediyor. Evde yalnizim ve mutfaktayim. Guzel bir agustos aksami. Raki sofrasindaki muhabbetin verdigi keyfi ozlemek yok. Sogugu seviyorum ve mumkunse soguk bir yerde yasamak istiyorum. Cok sey istemiyorum: Izlanda-Isvicre ya da Iskocya?
(Bugun icimden bir ses Toulouse`da yasayacagimi soyledi) :)
Soguk bir Iskandinav ulkesinde evimde kahvemi icip muzik dinlerken hayal ediyorum kendimi... Kitaplara gomulmeyi o kadar ozlemisim ve edebiyattan o kadar ayri kalmisim ki soguk ve yapay duygusallik etrafimi sarmis ve iceri girmesine izin veriyorum.
Gecen son gunler guzeldi ve cumartesi Central Park`ta turladim. Pazar is sabah erken Mike ile kutuphanenin onunde Mike ile bulusup tenis maci izlemeye gittik ve oncesinde de evini gosterdi. Geceleri yildizlari izliyorum dedi. Cok sempatik geldi gozume 70 yasindaki Irlanda asilli Amerikali arkadasim. Tenis maci sonrasi alkolsuz birayi paylasarak Lincoln Center`da punk rock konserini izlemeye gittik. `If you see something, say something`deki say`i "buy something" diye soyleyip bizi bi guzel eglendiren activist sanatcimizi es gecmemek lazim. Wonderful day diye yorumlamis emailde. Burda cok arkadasim yok, Erasmus`taki gibi partide tanistiktan sonra Facebook`ta arkadas olup iletismimizin dogum gunu kutlamadan ileriye gitmeyecek olan tanidiklarim yok. Oyle laylaylom yasayip donme dersinde de degilim. Daha uzaklara gitme planindayimisin asli...
Kahvem yarilanmis ve onumdeki devasa Manhattan manzarasi cama vurmus damlalar nedeniyle silik gorunuyor. Ve Arvo Part`in muzigi devam ediyor. Evde yalnizim ve mutfaktayim. Guzel bir agustos aksami. Raki sofrasindaki muhabbetin verdigi keyfi ozlemek yok. Sogugu seviyorum ve mumkunse soguk bir yerde yasamak istiyorum. Cok sey istemiyorum: Izlanda-Isvicre ya da Iskocya?
(Bugun icimden bir ses Toulouse`da yasayacagimi soyledi) :)
10 Ağustos 2012 Cuma
Utandim ve kizardim
Insanlar sinirlerimi bozdukca ya da birdenbire canim sikilinca Moby`nin sarkisindan umut bekliyor gibiyim. Gibisi fazla; oyleyim. Bugun kendimden cok utandim. Newport`ta tanistigim biri ile MoMa Muzesi onunde bulusacaktim ve telefonum olmadigindan ulasamadik birbirimize ve ben kisa bir sure sonra eve dondum ablam icin. Ve o tatli ve sevimli yasli kisi beni beklemis ve ozur icin aradigimda bana telefon hediye etmek istedigini, is konusunda da yardimci olacagini soyledi ki o kadar yol gelip bir de muzede anonsa yaptirdiktan sonra. Ben de onun icin ucretsiz biletlerden almistim ve cok cok utandim cunku daha fazla istekli olabilir veyahut uzunca bekleyebilirdim ya da tel.kulubesinden arayabilirdim. Eve donup tel. konusmasindan sonra bu tarz seylerin mertce arkasinda durmayan kisilere kizdigim icin kendime kizdim. Su an aklim hep onda. Hafta sonu gorusmeyi cok cok istedigimi soyledim. Seviyorum kalbi guzel olan insanlari ve bana kapisini acan insani... Bana o elektrigi veren insani...
6 Ağustos 2012 Pazartesi
Peki ya yarin?
Basladim tekrar proje arastirmaya ve gelecek yaz staj icin de gunlerdir netteyim. Gelecekten korkuyor gibiyim, okul kapandiktan sonra Turkiye`de kalmak istemiyorum ve sirin bir kasabada bir sureligine yasamak istiyorum; daha dogrusu master icin de ugrasmak. Biraz stres altina girdim gibi ve zamana birakmak istemiyorum. Yerimde oturup gun de saymiyorum. Yarin ne getirecek bana?
Ayrica dayimdan bir sureligine arastirma yapmak ve film izleme amacli laptop`unu odunc aldim. Bu demektir ki bol bol yazabilirim. :)
Bugun kesfettigim guzel sarki, Cohen`e selam olsun... http://www.youtube.com/watch?v=soZMuJWYVqQ&feature=youtu.be
Ayrica dayimdan bir sureligine arastirma yapmak ve film izleme amacli laptop`unu odunc aldim. Bu demektir ki bol bol yazabilirim. :)
Bugun kesfettigim guzel sarki, Cohen`e selam olsun... http://www.youtube.com/watch?v=soZMuJWYVqQ&feature=youtu.be
Kaydol:
Yorumlar (Atom)