22 Eylül 2014 Pazartesi

Ekinoks

Yarın ekinoks ve gece-gündüz eşitliği... Hani diyorsun ya "Hah işte yeni bir gün". Sanki bu sefer de sırtımı doğaya yaslama ve onun mucizeviliğinden faydalanma telaşındayım. Huzur böylece gelecek gibi ve ben de kendimi buna inandırmaya çalışıyorum.
Bazen kandırmak da güzel değil midir?

7 Eylül 2014 Pazar

Viva Patti Smith


http://www.youtube.com/watch?v=L2EO3aXTWwg


Message to the kids - cologne / 2002

People keep saying, 'oh what would you tell younger generations'. i would tell younger generations to get angry. to get pissed off. to look around and to understand that they're being totally exploited, groomed, fattened... they eat fast food, they become fat, they become sick. they're, you know, they're not reading, they're not educating themselves, or else they're very concerned with their appearance, they are being told to get plastic surgery, or get this, or get that, wear these clothes, buy this, or you have to have this. you don't need any of that! you don't need anything! i mean i remember, you know i'm sorry to sound like 'oh back in my day...' but you know, we had a cool life. our life was hard. i mean, robert and i had a very hard life, and when i say sometimes we didn't have anything to eat, we really didn't have anything to eat. you know we'd like to get some day old bread, or water or something. but we had love, we had friendship, we had real communication. and we didn't talk to each other on cell phones, we talked to each other through our work. through trying to develop such sensitivity, through mental telepathy even, but... all of this materialism is taking you all away from each other. you know, they make us think, well we all have email and everything, we have all this technology making us more global. well in one way it's true, but in another way everyone is isolated. everyone is in their room on their computer, on their telephone, but they're not really dealing with each other in a real simple human way. i think it's really time for us all to take hold of our world, business and government has taken over the world. you know, other times it was the church, it was the.. it was always somebody taking over the world, and the people wind up having to pay the price.


Patti'den çocuklara mesaj - cologne / 2002

İnsanlar hep diyor ki "genç nesillere ne söylemek isterdin". pekala, ben genç nesillere sinirlenmelerini söylerdim, öfkelenmelerini. kafalarını kaldırıp etrafa bir bakmalarını ve nasıl suistimal edildiklerini, şekillendirildiklerini, şişmanlatıldıklarını anlamalarını söylerdim. fast food yiyorlar, şişmanlıyorlar, hastalanıyorlar. biliyorsunuz, okumuyorlar, kendilerini eğitmiyorlar, diğer taraftan da dış görünüşleriyle çok fazla ilgileniyorlar. estetik ameliyat olmaları gerektiği söyleniyor, "şunu al, bunu kullan, bu kıyafetleri git, bunu almak zorundasın" gibi şeyler dayatılıyor. bunların hiç birine ihtiyacınız yok! hiç bir şeye ihtiyacınız yok! yani dönüp baktığımda, bilirsiniz 'benim zamanımda şöyleydi' tarzı şeyler söylediğim için üzgünüm ama, bizim güzel bir hayatımız vardı. hayatlarımız zordu. robert'la benim oldukça zor bir hayatımız oldu, bazen yiyecek hiç bir şeyimiz yoktu diyorum ya hani, işte onu söylediğimde kast ettiğim şey gerçekten yiyecek hiç bir şeyimizin olmadığı. bilirsiniz, bazen bir kaç günlük ekmeği alıp yerdik, su içerdik, ve saire. ama bizim sevgimiz vardı, dostluğumuz vardı, gerçek bir iletişimimiz vardı. ve biz birbirimizle cep telefonundan konuşmazdık, birbirimizle işlerimiz kanalıyla iletişim kurardık. bir duygusallık geliştirerek, hatta mental bir telepatiyle iletişim kurardık, ama... bütün bu materyalizm sizi birbirinizden uzaklaştırıyor. biliyorsunuz, bize şöyle düşündürüyorlar 'bütün bu emaillerimiz ve sairemiz olduğu için, bu teknolojiye sahip olduğumuz için daha küreseliz.'. tamam bu bir taraftan doğru olabilir, ama diğer taraftan da herkesi kendi dünyasına kapatıyor. herkes kendi odasında, bilgisayarının başında, ve ya telefonuyla ilgileniyor, ama birbirleriyle gerçek ve basit bir insani iletişim kuramıyorlar. bence artık dünyamızın kontrolünü ele alma zamanımız geldi de geçiyor bile, ticaret ve hükumetler dünyayı ele geçirmiş durumda. biliyorsunuz, eskiden de bunu yapan kiliseydi mesela, başka güçler vardı... ama her zaman birileri dünyayı ele geçirdi, sonuçta bedelini diğer insanlar ödemek zorunda kaldı.

1 Ağustos 2014 Cuma

Ouote of the day

...

We only live once and we shouldn't live to work.

We should live to dance and create beauty...

01 August 2014/Riocard OhOddail.

10 Haziran 2014 Salı

Geceye Şarkı (Georg Trakl)

Geceye Şarkı
Bir nefesin gölgesinden doğma bizler
dolanıp durmaktayız terk edilmişliklerde
bizler, yani sonrasızlıkta yitirilenler,
kurbanlarız, adandıklarımızı bilmezcesine.
dilenciyiz sanki, yok benim diyebileceğimiz,
kapalı kapılar önünde birikmiş delileriz.
körler gibi kulak kabartmışız, içinde
fısıltılarımızın yitip gittiği sessizliğe.
hedefi olmayan yolcularız bizler,
bulutlarız, rüzgârlarda dağılan,
ya da ölümün soluğunda üşüyen çiçekler,
yerimizden kopartılmayı beklemekteyiz.

8 Haziran 2014 Pazar

Bugün günlerden A. Artaud

Baylar,
Hukuk ve gelenek, sizlere insan aklını değerlendirme hakkı tanıyor. bu muazzam ve haşmetli yetkiyi muhakeme yeteneklerinizle kullanmanız gerekmektedir. lütfen gülmeme izin verin. uygar toplumların, alimlerin ve yöneticilerin bu bönlükleri, psikiyatriye sonsuz bir doğaüstü bilgelik ihsan ediyor. mesleğinizin konumu önceden karara varmakla ödüllendiriliyor. burada biliminizin geçerliliğini de, akıl hastalığının varlığına dair şüpheleri de tartışma amacımız yok katiyetle. fakat, akıl ile maddenin arasındaki karışıklığın at koşturduğu yüz tane afra tafralı patolojik tanıdan, hâlâ kullanıldığı belirsiz yüz tane sınıflandırmadan kaç tanesinde, sizin bir çok esirinizin yaşadığı aklın dünyasına yaklaşmak için içtenlikle çaba gösterilmiştir? örneğin, sizden kaç kişi bir şizofrenin kendisine dadanmış rüyaları ya da imgelerinin karmakarışık bir kaç kelimesinden yakın?çok az kişiye nasip olacak bir görev için sizi eşit bulmamamız şaşırtmıyor. fakat sizi, darkafalı ya da değil, sadece belirli insanlara verilen bu yetkiyi, araştırmalarını aklın tahakkümünü müebbet hapisle cezalandırmayı tüm coşkunluğumuzla protesto ediyoruz. hem de ne hapis! hepimiz biliyoruz ki;hayır, çoğunluk tarafından bilinmiyor- tımarhaneler, akıl hastaneleri olmaktan uzak, yatanların bedava ve kullanışlı işgücü sağladığı ve vahşetin tek kural olduğu, sizlerin de buna izin verdiğiniz korku dolu hapishaneler. bilim ve adalet kisvesi altındaki bri tımarhane, kışlalarla, hapishaneyle ya da köle kolonisiyle karşılaştırılabilir ancak. keyfe keder mahpusluğa dair bir şüpheyi de dile getirmiyoruz burada. böylece sizleri telaşlı inkar derdinden korumuş oluruz. fakat kesinlikle belirtiyoruz ki, resmi tanımla deli diye tanımlanmış olan hastalarınızdan birçoğu keyfe keder içeride tutulmaktadır. hezeyanın serbest gelişmesine her türlü müdaheleyi protesto ediyoruz. hezeyan da insana ait diğer tüm fikir ve davranışlar kadar makul ve meşrudur. anti-sosyal eylemlerin baskı altına alınması prensip olarak kabul edilemez olduğu gibi saçmadır da ayrıca. çünkü bütün bireysel eylemler anti-sosyaldır. hepsinden öte, deliler toplumsal diktatörlüğün bireysel kurbanlarıdır. özellikle insana ait olan bireysellik adına, duyarlılıktan hüküm giymiş tüm bu kişilerin özgürlüğünü talep ediyoruz. hiçbir kanunun düşünen ve eyleme geçen insanlar kadar güçlü olmadığını sizlere bir kez daha hatırlatırız. bir kısım delinin tezahürlerinin muhteşem biçimde coşkulu mizacına değinmeden kendilerini takdir etmiş olamayız. basitçe belirtmek isteriz ki, onların gerçeklik konsepti de, davranışlarının doğurduğu sonuçlar da tamamen yasaldır. yarın sabah turunuzu atarken şunu asla unutmayın: dillerini bilmeden konuşmayı denediğiniz tüm o insanlara karşı tek avantajınız, kabul edin ki, elinizdeki güçtür. çünkü -nerede bok kokusu varsa, orada insan vardır.

2 Haziran 2014 Pazartesi

"Vivre sa vie" de Godard


"Bence yaptığımız her şeyden biz sorumluyuz, elimi kaldırıyorum ben sorumluyum, başımı çeviriyorum, mutsuzum ben sorumluyum, sigara içiyorum ben sorumluyum, gözlerimi kapatıyorum ben sorumluyum, sorumlu olduğumu unutuyorum ama öyleyim, kaçışı yok bunun, herşey güzel bence, sadece olayların ilginç yanlarını görmelisin, sonuçta her şey neyse odur, mesaj mesajdır, tabak tabaktır, adam adam, hayatsa yine hayat..." & Nana (Anna Karina)



“I think we’re always responsible for our actions. We’re free. I raise my hand – I’m responsible. I turn my head to the right – I’m responsible. I’m unhappy – I’m responsible. I smoke a cigarette – I’m responsible. I shut my eyes – I’m responsible. I forget that I’m responsible, but I am. I told you escape is a pipe dream. After all, everything is beautiful. You only have to take an interest in things, see their beauty. It’s true. After all, things are just what they are. A face is a face. Plate are plates. Men are men. And life is life."


"Moi, je crois qu’on est toujours responsable de ce qu’on fait. Je lève la main, je suis responsable. Je tourne la tête, je suis responsable. Je suis malheureuse, je suis responsable. Je fume une cigarette, je suis responsable. Je ferme les yeux, je suis responsable. J’oublie que je suis responsable mais je le suis. Après tout, tout est beau, il n’y a qu’à s’intéresser aux choses et les trouver belles. Après tout, les choses sont comme elles sont. Un message est un message, des assiettes sont des assiettes. Des hommes sont des hommes. Et la vie est la vie."

1 Haziran 2014 Pazar

Chavez'den

"Yoksulluğun ilahi bir plan olduğu büyük bir yalandır. tanrı açlık ve yoksulluk isteseydi denizde balık, ormanda meyveler ve insanlık yararına nice şeyler armağan etmezdi. evet tanrı, insanların ulaşabileceği ve herkese yetecek kadar zenginliği tüm insanlara sunmuştur; ama birileri bunların çoğunu almak için "tanrı sizlere yoksulluk karşısında sonsuz ve mutlu hayat verecek" demektedir. yoksulluk arttıkça ve tanrı'nın herkes için verdiği zenginliklere birileri daha fazla el koydukça tanrı adına konuştuğunu ileri sürerek yoksulluk karşısında sus diyen din adamları da çoğalmaktadır. latin amerika yoksulluk karşısında susan insanların coğrafyası olmayacaktır.".