Savunmasızlık her yerde büyük bir kaçışla birlikte. Şarkının sarhoşluğuyla çarpık cümleler kurabilirim. Algılarımsa yeterince yerli yerinde oysa.
Hayır gelecek kafamdaki gibi tasarlanmamalı diyorum kendimce ve hatta bazen hikayeler kendiliğinden gelişmeli diyorum. Yaşanmışlıkları çemberin dışında bırakara üstelik.
Uzak özlemi hiç olmadığı kadar sarıyor beni ve esir ediyor benliğimi. Hoşçakal demek istiyorum merhaba'ları içimde ve benimle birlikte taşıyarak. Ve belki birgün dilimden dökülmesinin umuduyla. Avusturalya"ya gitmeliyim ya da Afrika'ya. Hayattan ne istediğini bilmemek çok acı ve bunun üstüne inşa ettiğim şey geleceğe yönelik kariyer planları. Geleceği sadece ismin önüne gelecek bir şey olarak görmüyorum. Ama şimdilik bunu yapmalıyım.
Uzun zamandır şiir yazamadığımı fark ettiğimden beri hayatın şiirsellikle yaşanması gerektiğini gözümüze gözümüze vuran filmlere daha bi hassasiyetle bakmaya başladım. O'ndan sonra hiç şiir yazamadım belki de asıl neden ilham kaslarımın törpülenmesi.
Hayallere karşı daha fazla kötümcül olmak istemiyorum onca zaman sonrasında. İyimserlikle karşılamaya çalışıyorum kafamın içindekilere. Olgunca bir tutumla yaklaşmak için öyle çabalıyorum ki. Sadece ben miyim acı çeken diye soruyorum... Sadece ben mi?
Bir zamanlar dünyaya bakmış olduğum o küçük deliğin kapanmaması için mücadelem. Çünkü orada tüm canlılığıyla gökyüzü var; sevdiklerim-sevmediklerim-ailem-arkadaşlarım-şarkılarım-hayallerim ve şu an yazmak için aklıma gelmeyen birçok şey...
Acı var, umut var, hikayeler var, hayaller var ve bir de savunmasızlıklarım...
Peki ya O?
'Hoşçakal' demek için bile yok...
https://www.youtube.com/watch?v=MhhkursU-Lo&feature=share