5 Temmuz 2010 Pazartesi

İdol

Benim için müzisyenlerden önemli olan (tanışmak, o şarkıları nerden yeryüzüne indirdiğini sormak, konserlerinde kendimden geçmek, zırlayarak ağlamak bununla birlikte coşmak istediğim) Leonard Cohen, Bob Dylan, Tom Waits, Nick Cave, David Bowie, Mick Jagger, Eddie Wedder, Tom Yorke, Ozzy Osbourne, Syd Barrett, Robert Plant, Sting, Bono, Bruce Springsteen, Elvis Costello, Björk, Tori Amos, Patti Smith (Janis Joplin, Jimi Hendrix, Jim Morrison, John Lennon, Freddie Mercury, Jeff Buckley, Frank Sinatra’yı unutmamak gerek) isimlerden bazıları bunlar. Ama son günlerde HIM dinliyorum ki sert oldukları için sadece dinlemem gerektiğini ama sevmem gerekmediği gibi önyargılarla yaklaştım. ‘Gone with the Sin’ sözlerinin basit ama melodisi etkileyici olduğu ve yıllardır arşivimde olmasına rağmen beni şimdilik mest etmiş durumda. Ville Valo’nun Rock am Ring festivalindeki elinde sigarayla ve basit hareketlerle ama içten söyleyiş tarzı yok mu? İnsan bu kadar mı karşısında tutulur? Ceketinin arkasında yazan ‘your face is going to hell’ yazısına ne demeli. İnternette araştırdım ve Fillandiyalı bir akrep burcu (zaten akrep burcu erkeğinin duygularına güvenirim) olduğunu da öğrendim. Fanı veya hayranı değilim ama şarkıyı söylerken ki tutumu karşısında gitar solosuna coşmak ama Ville’iyse sakince izlemek istiyor insan. O bir Leonard Cohen, Bob Dylan vs değil ve onlarda olduğu kadar takipçisi değilim ama ne bilim yazmak geldi içimden. Albümlerini sırayla dinlemek ve hakkında sağlam yorum yapmak için sabırsızlanıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder