7 Mayıs 2011 Cumartesi

Sansur ve Turkiye

Ben de sizdenim arkadaslarım, biliyorum sosyal medyada yazmak pek olumlu sonuc getirmeyecek ama bu da sesini cıkarmanın bir yolu olsa gerek. Uzun zamandan beri gazete ve haberleri takip ediyorum ve gidisatı hic aklım almıyor. Klasik bir soylem ki iran'a dogru yol alıyoruz ama cok dogru degil mi? Ben her zaman bilinclendirme taraftarı olmusumdur ve bakıyorum bu gunumuz Türkiye'sinde ütopik. Devlet denen kurumu olusturan sahıslar amaclarını arac olarak kullandıgı muddetce yasaklar ülkesinde adımlar cogalacak. Ben 8 aydır Türkiye'yi yurtdısından gozlemleyerek tarafsızca yazıyorum ve icki yasagı gediginde eksi sozlukte hayalinin babasıyla karsılıklı icmek olan bir gencin yazısını okumustum (ki daha nicesi ofkeli ve kızgın) tabi duygusal perspektiften bakarsam da ülkede kurunun yanında yasında yandıgı insanları gozlemliyorum. Ben ne yazık ki tek basıma sesimi cıkaramıyorum ama beni asıl üzen sey, o ülkede gereksiz insanların cogunlugunun yanında azınlıgın canının yanması. Uzlastırma adı altında daha ne kadar incinilinecek ve hak edilmeyecek düzeye gelinilecek? iranlı arkadasıma aradaki farklılıkları sordugumda onların bizim aksimize evlerinde serbest oldugu ve sokakta olmadıkları cevabını almıstım. Sizce bu bir insana uygulanabilecek ve yasaklarla sınırlandırılabilecek etik bir sey mi? İnterneti sansurlemekten tutun ve su anda gitgitde elde edilen tutum insanların dusuncelerini guvence altına almaktan cıkıp, toplumu soz konusu olan bencil br yonlendirme surecine giris bulunmakta. Türkiye su anda gazetecilerini demir parmaklıklara gonderen ülkelerden en on sırada. Sizce bu sahip olmaya ve korumaya calıstıgımız özgürlük mü? Yansızlık mı? Adalet mi? Uygulanmak istenen kontrol ve güdülen amaclar benim, sizin, bu ülkenin insanlarının (akıllı olarak nitelendirdigim azınlıgı kastediyorum) mantıgına uygun gelmiyorsa yapılacak tek sey gazete sayfalarını cevirmek, kanalları degistirmek. Cözümün bir parcası olmak; kendi cıkarların ve metodlarının dogrultusunda denetleme fiili degildir! Filmlerdeki sahneleri kesin, sarkıları yasaklayın, kitapları yakın, sitelere girisimi engelleyin, sesini duyurmak isteyenlere siddet uygulayın, isinize gelmeyince de hapse atın. Kibar ve uygar bir totalitarizm uyguların ve sonra da demokrasi naraları atın. Bu kadar kolay mı ve kolay olan bu kadar acı olabiir mi? Sesini duyurmak isterken, sesinin kısılmaya calısılması. Son olarak isterdim ki, bu yasagı, kısırdonguyu ve sistemin ayıbını uygulamak icin canla basla calısan sahıslar keske cocuklarıyla karsılıklı güzel bi ezgiyle rakısını yudumlasa ve yine isterdim ki, W.S.Burrough'ın kitabını sorusturma acmak yerine sorgulasa. Herseyden onemlisi, cagın nihai problemi rasyonaliteden nasibini alsa ki kendi denetimindeki otoritesine dayandırarak... Ben bunu cok isterdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder