Hersey yolunda; bazen 'geri dönüs' fikri aklıma gelince üzülmüyor degilim ki özleyecegim cok seyler olacak diye. Anne gibi bir hoca, dünyalar tatlısı bir dost, harika arkadaslar ve hoslandıgım kisi. Daha fazla konusmamalı. 'Yasandı ve bitti' olsun ve öylece kalsın. Peki ya sonra...
Neyse, hersey yolunda, planlarım var ve evde internetim yoktu cunku ders calısmak icin internet kablosunnu arkadasa verdim. Kitaplarımı özledim. Hava temmuz ayı olmasına ragmen sonbahar gibi ve soguk cogu zaman. Eve kapanıp kitap okuyasım geliyor ama ders-aksam parti olayı adapte olayını zorlastırıyor. internet oldugunda yeni isimler kesfediyordum dinlemek icin ve Last fm-youtube aracılıgıyla kulaklarım ve ruhum muzige duyuyordu. Ayrıca hala Nick Cave'in sarkılarını bıkmadan usanmadan dinliyorum, saatlerimi alıyor ama olsun. Uyurken de Sigur Ros acık ki dünyadan haberim olmuyor. Mutluyum. Extrem bir hayatım yok (sacma oldu bu kelime ama anlatmak istedigimi anlattım sanırım) ama yetiyor. Ben bunu seviyorum. :)
Sangria manyaklıgım basladı. (Ve neden hep ben ucarda seviyorum?) Bugun de 'Öteki Renkler' kelimesi kafama takıldı. Bi kac yazarı andım...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder