8 Haziran 2012 Cuma

Gunaydin New York

Hoscakal diyemeden apar topar geldim New York`a ve yolculuk keyifliydi. Iyiyim ve her sey yolunda. Yarin belki evet bu belki benim sehrimdir diye sahiplebilecegim kucuk bir sehre adim atacagim. Kaldi ki bir sehre bagimlilik olmamali. Nasil desem, korkularimin beni esir etmesine izin vermek istemiyorum ama korkacagimi bile bile adim atiyorum,\
Su anda New York`ta guzel bir sabah ve aksam merkeze Manhattan`a goz atacam ne var ne yok diye. Heyecan hic olmadi ve gercekten zorladim kendimi ki Amerikan Ruyasi`nin gelinlik sarhoslugunda degildim hicbir zaman.
Gecen son haftalar cok zorlandim ve Izmir`den kacmak icin can cekisiyordum. Yormustu hersey. Yurttaki oda arkadaslarim, hocalar, sinavlar, uzerimdeki yukler... Bir plan daha beni bekliyor ve sanki okul bitince hersey daha guzel olacakmis gibi geliyor. Bitsin artik. Bunu demek cok guc cunku ben 30uma kadar okumak istiyordum ki zaten oyle olacak ama gercekten yoruyor artik Turkiye ve ordakiler. Kimse ve hicbir sey icin verecek mucadelem yok. Hergun evet bugun degisecem, hayatimdaki cogu kimseyi silecem diyorum ve bu da Facebook`ta birkac insani silmekten pek oteye gidemiyor.
Geldim, aldim sirtima yuku. Gokdelenleri sevmiyorum ama yollardaki genislik ve agaclik yerler sanki ilimli bakmama neden oldu buraya. Bakalim ne maceralar bekliyor.
Amishleri gorebilecek miyim?
Peki ya Kovboylari?
Ve Amerikan Yerlileri?

Evet ben antropoloji uzerine master yapmak istiyorum; dunyanin aslinda kesfedilecek kulturlerini gormek ve aslinda dunyanin ne kadar cesitlilikle guzel oldugunu gozlerimke gormek istiyorum.
Bunu gercekten istiyorum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder