Benim de bir ask hikayem oldu gibi... Haftalar sonra mesajini alip telafi edemedikleri seyler icin ozur vs. Make up olayina gerek yok dedim ve bitirmek isterken onu tekrar gorup gormeme firsatimi sordum gelecek yaz icin. Tabiki diyerek yanitladi. Yillar sonra (cok degil) gorecegim onu ve bir yil sonra.
Cok ciddi bir surecin icine girecegim, biliyorsun deli gibi proje arastirdigimi ve Tanrim olursa Izlanda`ya basvuracagim. Ve uzakliklar gorunecek ki olursa. Sanssizlik bulutlari o kadar uzerimde ki umut edemiyorum artik. Peki bu icimdeki tuhaf agirlik ve tasinilan melankoli bizim ulkeye ozgu mu diyorum, hayir herkes farkli olsa da bir sekilde hepimiz kiskancliklarimizin, umutsuzluklarimizin, basarisizliklarimizin ve kayiplarimizin sonucu konusunda esitiz. Bu dunyanin en laylaylom ulkesinde olsun ya da Afrika`da bir kabile olsun. Nefes alan ve `insan` olarak nitelendirdigimiz her canli turu icin ayni. Kosullar farkli o kadar...
Sanirim bu haftayi NY`u kesfetmeye ayirmis olmamdan dolayi mi bilmiyorum cok sevdim, ucuz likor yeri de buldum ve viskimi-tekilami depoladim. :) Brooklyn`i sevdim, yuksek binalarla bogmadan kizilimsi duvarlarla pek de sevimli gorundu diyebilirim.
Cok cok tatli bir arkadasim var ve US Open tenis macini mailimi gec kotrol etmemden dolayi kacirmis bulunuyorum. Iyi ki Mike`i tanimisim, sayesinde son pazarim cok keyifli gecti, hatta C.Aznavour`un kuzeniyle bile tanistim.
Bakalim haftaya bizi neler bekliyor, gunler azalirken tadini cikarayim diyorum ama nasil desem biraz universite ortamini ozlemedim degil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder