29 Eylül 2013 Pazar

Gun Isigi

Tanri´ya inanasim ve oyle bir icimden bir sey icin yalvarasim var ki... Lutfen sabah olsun, lutfen sabah olsun diye... Yuzumdeki bu maskeyi yeni bir gun ve gunes isigiyla atabileyim diye.
Iyi mi ettim bilmiyorum buraya gelmekle. Sorgulamanin ya da yakinmanin zamani degil. Ama bir bosluga dustum. Elise dun gece emailinde sunu dedi: Biz Fransa´da yalniz hissediyoruz diye. Ciglik atamadim, komsular uyanmasin diye. Hayir donmeyi hic mi hic istemiyorum. Sonucta cok istedigim bir hayati yasiyorum. Sessizlik, doga ve kendindelik. Ama ne eksik bilmiyorum. Doyumsuzluk belki de...
Peki oyleyse guzel bir haber vereyim: Bugun sigarayi biraktim ve cok da kararliyim. Bilgisayarim da gecen haftadan beri bozuk; bi´ bakima iyi de oldu ama bugun odadaki boslugu yok etmek icin, hayatimda olk kez olmak uzere televizyonu acmak istedim. Bir sesler isitmek... Ama Istanbul´daki gibi yorucu ve bogucu seslerden degil. Tikandim ve kumandayi biraktim ve ise gittim erkenden.
Yarin yine sabah olacak, pazartesiler, ayin 1´i, dogum gunleri ve yil baslari... Yeni adimlar ve kararlar...
Sonuc olmayacak belki de...
Su an oyle bir Tom Waits dinlemek istiyorum ki ustelik beyaz sarabimi yudumlarken... Eskimeyenlerinden!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder