İki gün boyunca Tayland'da Big Buda günü olduğundan alkol satışı yasak ve barlar çoğunlukla kapalı. Dün gece ben de bir şeyler bir içmek icin Alman ve İsveçlilerin olduğu barda kahvemi içiyordum. Çoğunluk kahve bardağı içinde gizlice alkolünü alıyordu müşteriler. Sohbet doğal olarak siyaset ve Türkiye-Türklük konularından açıldı. PKK-ISIS'ten vs... Konu Tay kültüründen mafyasına kadar ilerledi. Moby'yi andıran İsvecli yaşlı bir adam nerdeyse ağlayan gözlerle 12 yıldır Phuket'te hiç okula gitmemiş olan erkek arkadaşıyla yasadığını ve de onun hasta oldugunu söyledi. Birçok nedenden dolayı gitmek istiyormuş buralardan. Ama gidemezmiş, çünkü erkek arkadaşının bakıma ihtiyacı varmış. "I hate him everyday, I love him everyday" derken ki ağlamaklı mavi gözlerini asla unutmayacağım. Hastalığını anlatsalar da pek anlayamadım. Fiziksel ya da psikolojik... "Büyük bir fedakarlık" dedim. Elini tuttum ve onu takdir ettiğimi söyledim defalarca, koca bir minnet vardı içimde. Eve dönerken aklımda "Natural Blues" şarkısı ve de kendime yönelttiğim bir sorum vardı. Ben bunu yapabilir miydim? Sanırım "hayır"...
https://www.youtube.com/watch?v=z3YMxM1_S48
https://www.youtube.com/watch?v=z3YMxM1_S48
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder