12 Nisan 2010 Pazartesi
Felsefe
Benim de söylemem gereken bir şey var bu konuda. Nedir felsefe? Tanım yapmaya çok hevesli olmayan biri olarak bir sürü gerekçeler yazabilirim buraya. Ama ilk olarak şunu söylemem gerekir ki; felsefe melankolizm, ağlama-sızlama değil (melankolizm de ağlama-sızlama değil; yanlış anlaşılmış olmayı istemem). Tamam cevabını bulamadığın sorular işin içinden çıkılmaz bir hale sokuyor seni ama ben önceden bu durumun insanı kısırdöngüye srüklediğini düşünürdüm. Kapamalıyım kendimi odaya bireysel etkinliğimi gerçekleştireyim, hayır bu değilmiş felsefe! Felsefe sokakta, bende, sende, onda, herkeste. Değilmiş Tanrı'yı ya da tanrısızlığı arama, insanın ruhunu, evrenin kaynağını, hayatın özünü aramaya çalışma. Bunlar amaç değil, sadece birer araç. Bu nedenle düşünmek için uygun zaman ve mekan bulamadığımdan yakınsam da, ben yapıyorum eylemlerimnle felsefeyi. Felsefe hayatın kendisiymiş, hayır değil efendim; ben felsefeye hayat veriyorum; ayaklar altına alınılmaya çalışılan şu son yüzyılımızda. Düşünüyorum, soruyorum, araştırıyorum, okuyorum... Dediğim gibi ne felsefeyi amaç yapıyorum ne de felsefede bir amaç gözetiyorum. O benim için bir araç. Uğruna çoğu şeyi göze aldığım ki yanımda olan, yanında olduğum bir araç...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder