11 Ağustos 2010 Çarşamba

Adana

Yürüdüm bu şehrin sokaklarında sabah ama kendimi ait hissetmeden; doğup büyünülen bir şehre saygıdan ileri gitmiyor düşüncelerim. 'Adana merkez-susar herkes' gibi bu şehrin üzerindeki kaba örtüyü kaldırmaya çalışsanda gözün İzmir'i arıyor. Aile-arkadaş-ev üçgeninde pek birşey anlatmıyor; sorularıma yanıt vermiyor. Sıcaklığıyla (insanların çoğunu samimi sıcakkanlılığına diyecek birşey yok), ruhsuzluğuyla yanaşamıyorum. Sanırım ben bu şehrin (ve hatta İzmir'in) palmiyelerini seviyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder