20 Ağustos 2010 Cuma

Kıskandığım tek kadındır Marianne!

Marianne
Kıskandığım tek kadındır Marianne
Yüzünü görmem, mizacını bilmem;
Duymam, hissetmem.
Körüklü bir duygu bendeki sadece.
Oysa ben yine de derim ki;
Görmeksizin, bilmeksizin
Kıskanmaya değer özel bir kadın Marianne.
İmrenmeye değer.
-
Adı Marianne Ihlen. O zamanki adı Marianne Jensen. Kocası Norveçli yazar Axel Jensen’den alıyor adını. Axel ve Marianne 1950’lerin sonunda bir şekilde Yunanistan’a gidiyorlar.Yer Hydra adası. Burası o zaman sanatçıların takılmaya geldiği, öğlen bir, akşam bir saat elektriği olan, insanların gece gaz lambasının aydınlattığı mekanlarda yiyip içip sohbet ettiği, şiirler yazıp şarkılar bestelediği bir ortam.Ama bu sanatçı takımı öyle ekmek elden su gölden de yaşamıyor.Mesela Marianne’in anlattığına göre sadece birer temiz tişörtleri ve basit yemekler yiyecek kadar paraları var. Ama çok mutlular.Axel ile evleniyorlar. Yıl 1958. Bir de çocukları oluyor.Ancak işler pek de harika gitmiyor. Axel yayıncısıyla görüşmek için Norveç’e gidip gelmelere başlıyor.Ve ortaya çıkıyor ki meğer sadece yayıncısını görmüyormuş Axel.O noktada Marianne adada kendi gibi sarışın çocuğuyla yaşayan, herkesin hikayesini kulaktan kulağa anlattığı bir efsane oluyor. Yunan adasındaki Norveçli kadın.23 yaşında o sırada.Adaya gelen Leonard Cohen’in ilgisini çekmesi de uzun sürmüyor tabii.Marianne onu ilk gördüğü anı dün gibi hatırlıyor:“Bakkaldan süt alıyordum. Kapıda biri belirdi. Kolları sıvanmış bir gömlek ve beyaz spor ayakkabıları giymişti. Güneş arkasından geldiği için yüzünü göremiyordum. Bana ‘Dışarı gelip bizimle oturmak istemez misin?’ dedi. Etkilenmiştim…”Marianne ile Leonard Cohen önce dost oluyorlar. Bir süre sonra da sevgili.Adada harika günler geçirdikten sonra Norveç’e dönmek isteyen Marianne’i Cohen götürüyor arabayla. Ve Montreal’e döndükten sonra dayanamayıp arıyor. “Burada bir evim var, şimdi tek ihtiyacım hayatımın kadını ve oğlu.”Marianne çantaya iki tişört bir gömlek atıyor, çocuğunu da alıp gidiyor.Gidiş o gidiş…Hikayenin nasıl sonlandığı bu noktada hiç mühim değil.Axel’in Cohen’le iyi dost olduğunu, 70’lerde Hintli bir kadına aşık olup evlendiğini ve 2003’te ölene kadar onunla mutlu bir şekilde evli kaldığını söyleyeyim.Cohen malum.Marianne 2005’e kadar ortalıkta görünmedi, kimseye konuşmadı. Norveçli televizyoncu Kari Hesthamar ’a verdiği röportajda anlattıkları bunlar.Ve ne oldu biliyor musunuz?İki hafta önce, 16 Temmuz’da Norveç’in Langesund kentinde Cohen sahneye çıktığında seyirciler arasında tanıdık birini gördü. 75 yaşında sarışın bir kadın, iki torunuyla birlikte yüzünde gülücüklerle kalabalığın arasındaydı.“İlişkimiz biteli yıllar oldu. 30 yıldır biriyle evliyim ve çok mutluyum. Ama onun her zaman beni sevdiğini, koruduğunu bilirim” diyor Marianne.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder